Zümrüt Küpeler Kayıp Kızıma Aitti
Polis memurunun sözleri evin içinde ağır bir özgürlük bıraktı. Murat'ın bedeni ilk kez yaşadığı sürece korku doluydu. Güçlü görünmeye çalışan adamların yerinde, yerine köşeye sıkışmış biri vardı. Gözleri kapıya, sonra bana, ardından yeniden polislere kayıyordu. "Ne demek istiyorsun?" diye fısıldadım. Memur derin bir nefes aldı. "İsterseniz içeride konuşalım." Salona bakarken Murat ayakta kalmayı tercih etti. Ellerini cebine sokmuştu ama titrediğini saklayamıyordu. Polis cebinden eski, sararmış bir dosya çıkarıldı. "Elif'in dosyası hiçbir zaman tamamen kapanmadı. Yaklaşık üç ay önce soğuk dosyalar sistemimizi yeniden inceledi, o dönemi gözden geçirdikten sonra bazı delillere ulaştı." Kalbim deli gibi atıyordu. "Ne buldunuz?" "Bit ticaretiki küpeler bu bileşen eksik parçayı tamamladı." Memur küpeleri masanın üzerine bırakıldı. "Bunlar, yıllar önce yapılan aramalarda bulunamamıştı. Ancak dün pazardaki satıcıdan satışlar bizi eski bir eve götürdü. O ev, yıllar önce Murat Bey'in arkadaşı olan bir emlakçının üzerine kayıtlıydı." Şaşkınlıkla eşime döndüm. "Murat... Bu doğru mu?" Başını eğdi ama konuşmadı. Polis devam etti. "O evde yapılan incelemede eski fotoğraflar, çocuk kıyafetleri ve Elif'e ait olduğu kesinleşen bazı eşyalar bulunuyordu." Dünyam yıkıldı. "Yani... Elif'in büyümekte olduğu bölgede?" "Hayır." Memur iki başını yana sallıyor. "Ancak bir süre orada mevcut olan güçlü deliller var." Murat'ın sandalyeye yığılması. "Yeter..." diye mırıldandı. Ben ise ona doğru yürüdüm. "Konuş! Bana gerçeği söyle!" Uzun süre sessizlik kaldı. Daha sonra gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı. "Ben onu öldürmedim." dedi. Bu cümle mideme yumruk gibi indi. "Ne dedin sen?" "Ben sadece onu kaybediyorum." Polis memuru araya girdi. "Devam edin Murat Bey." Murat yüzlerinin ellerinin farklılıklarını aldı. "Bir yıl önce büyük bir borca batmıştım. Yanlış insanlarla iş araştırdım. Benden para istiyorlardı. Ödeyemezsem aileme zarar vereceklerini söylediler." Hiç tanımadığım bir insanı dinliyorum. "Bunun Elif'le ne ilgisi var?" "Bana bir teklif yapıyorlardı. Elif'i bir süre saklayacaklardı. Ben de borçlarımı kapatca geri alacaktım." Nefesim kesildi. "Kendi kızını... Teslim mi ettin?" Başını salladı. "Onu incitmeyeceklerine söz vermişlerdi." Polis dosyadan birkaç belge çıkarıldı. "Ne yazık ki olayın planlandığı gibi gitmedi." Murat hıçkırmaya başladı. "Bir hafta sonra adamlardan biri öldürüldü. Diğerleri dağıldı. Elif'i nereye götürdüklerini kimseye söylemedi." Yıllardır taşıdığım umut, öfkeye dönüşüyordu. "Ve sen bana öldü dedin." "Beni afet..." diye ağladı. "Her gün pişman oldum." Afedilecek hiçbir şey yoktu. Tam o sırada genç polis memurunun telefonuna gelen mesajı inceledi. Yüzü değişti."Komiserim..." Diğer memurun mesajı hemen bana geri döndü. "Yeni bir gelişme var." Ayakta bile dursun. "Nedir?" "Dün pazardaki satıcının verdiği eski kutunun içinden bir fotoğraf daha çıktı." Telefonun ekranını bana uzatır. Fotoğrafta yaklaşık yirmi yaşında genç bir kadın vardı. Kulaklarında yeşil zümrüt küpelerin tek görünümü. Boğazımdan tek kelimeye uygun değildir. DEVAMİ DİĞER SAYFADA