Ölümcül hastalığa yakalanan kızımın son dileğini



“Anne… Ben çok mutluyum. Çünkü denizi gördüm.”

Elif, bir sonbahar sabahı sessizce aramızdan ayrıldı.

Onu uğurlarken tabutunun içine en sevdiği deniz kabuklarından birini ve Murat Bey’in hediye ettiği müzik kutusunu koyduk.

Aylarca kendimi toparlayamadım.

Fakat bir gün, Murat’ın notunu yeniden okudum.

“Siz de bir çocuğun hayalini gerçekleştirin.”

İşte o gün karar verdim.

Babamla birlikte küçük bir bağış kampanyası başlattık.

Önce yalnızca bir çocuğu denizle buluşturmayı hedefliyorduk.

Sonra iki çocuk oldu.

Ardından beş…

Bir süre sonra çevremizdeki insanlar da destek vermeye başladı.

Her yaz, hastalıkla mücadele eden onlarca çocuğu aileleriyle birlikte ücretsiz olarak denize götürmeye başladık.
Daha fazlasını keşfedin
Süt ürünleri
Siyaset
Meyve ve Sebze Suları


Gittikleri her tatilin sonunda çocuklardan yalnızca bir şey istiyorduk.

Denizden beğendikleri küçük bir kabuk seçmelerini…

O kabukları evimizde cam bir kavanozda biriktirdik.

Kavanozun üzerine ise tek bir cümle yazdım:

“Elif’in Gülümsemeleri.”

Çünkü kızım bana hayatın en büyük zenginliğinin para olmadığını öğretmişti.

Bazen tanımadığınız bir insanın sessizce yaptığı küçücük bir iyilik, bir ömrün en değerli hatırasına dönüşebiliyordu.

Ve ben artık biliyorum…

İnsanlar ölse bile, geride bıraktıkları iyilikler yaşamaya devam ediyor.

Reklamlar