Tam o sırada ameliyathanenin kapısı açıldı.
Bir hemşire hızla dışarı çıktı.
İkimiz de ayağa kalktık.
“Doktor birazdan bilgi verecek,” dedi…
Hemşire uzaklaşınca Baran bana döndü.
“Fakat sana anlatmadığım bir şey daha var.”
“Daha ne olabilir?”
Baran gözlerini kapattı.
“İkizlerin biyolojik annesi Bahar.”
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
“Az önce çocuk sahibi olamayacağını söyledin.”
“Normal yollarla olamazdı.”
Sonra gerçeği anlattı.
Bahar yıllar önce tedavi görmüş, yumurtalıklarından alınan hücreler özel bir merkezde saklanmıştı. Yıllar sonra doktorlar yeni bir tedavi yöntemiyle bunun mümkün olabileceğini söylemişti.
Bahar bana bundan hiç bahsetmemişti.
Çünkü başarısız olursa umutlanmak istemiyordu.
Ama başarılı olmuştu.
İkizlere hamile kalmıştı.
Ve bunu öğrendiğimde neden Baran’ın gözlerinin korkuyla dolduğunu anlamıştım.
“Peki sen neden bunu bana şimdi söylüyorsun?”
Baran cebinden başka bir kâğıt çıkardı.
“Çünkü Bahar ameliyata girmeden önce bunu bana verdi.”
Kâğıdı açtı.
Bu kez birkaç satırdan oluşan bir mektuptu.
Bahar’ın el yazısını tanıyordum.
İlk satırı görünce ağlamaya başladım.
“Sevgili kardeşim…”
Daha fazlasını okumakta zorlandım.
Baran mektubu elimden almadı.
Bekledi.
Ben devam ettim.
“Eğer bunu okuyorsan, demek ki korktuğum şey başıma geldi.”
Gözlerim bulanıyordu.
“Bunca yıl seni koruduğunu düşündüm. Ama aslında seni benim yüzümden üzmekten korktum. İnsanların bana bakışlarını gördüğümde, senin de bir gün bana aynı gözlerle bakmandan korktum.”
Mektubu göğsüme bastırdım.
Baran sessizce ağlıyordu.
Okumaya devam ettim.
“Baran’la evlenmemin sebebi senin düşündüğün gibi değildi.”
Kalbim duracak gibi oldu.
Yıllarca içimde taşıdığım o eski şüphe yeniden ortaya çıktı.
Baran’ı neden sevdiğimi, onun neden beni değil Bahar’ı seçtiğini düşündüğüm o geceler…
Mektupta devamı vardı.
“Baran seni de çok seviyordu. Bunu biliyordum.”
Gözlerimi kapattım.
“Bir zamanlar onunla evleneceğini düşündüğünü de biliyordum. Ama sana hiçbir zaman kızmadım. Çünkü sen benim kardeşimsin. Ve seni kaybetmekten hep korktum.”
Yutkundum.
Sonra son satırlardan biri beni tamamen sarstı.
“Baran bana evlenme teklif ettiğinde, ona tek bir şart koştum.”
Başımı kaldırıp Baran’a baktım.
“Ne şartı?”
Baran gözlerini kaçırdı.
Mektubun devamını okudum….