Dört kızdan sonra kocam yıllardır istediği oğluna sonunda kavuştu
“Selen… bu çocuk bizim değil.”
Bir an ne duyduğumu anlayamadım.
Sanki hastanenin bütün sesleri bir anda kesilmişti. Koridordan gelen ayak sesleri, cihazların çıkardığı hafif uyarılar, hemşirenin hazırladığı malzemelerin sesi… Hepsi uzaklaşmış gibiydi.
Sadece Barlas’ın yüzüne bakıyordum.
“Ne dedin?”
Barlas gözlerini Aras’tan ayırmadan konuştu.
“Bu çocuk bizim değil.”
Kalbim göğsümden çıkacakmış gibi çarpmaya başladı.
“Sen aklını mı kaçırdın? Az önce doktor onun bizim oğlumuz olduğunu söyledi.”
“Biliyorum.”
“O zaman neden böyle konuşuyorsun?”
Barlas cevap vermedi.
Ayağa kalktı ve beşiğin yanına gitti. Aras’ın üzerindeki battaniyeyi biraz daha açtı. Bebeğimiz huzur içinde uyuyordu.
Barlas titreyen parmağıyla Aras’ın sağ omzunu gösterdi.
“Şuna bak.”
Ne olduğunu anlamadım.
“Ne var?”
“Doğumdan önce sana söylediğim şeyi hatırlıyor musun?”
Kaşlarımı çattım. DEVAMI DİĞER SAYFADA

