Ben yirmi dokuz yaşındaydım. O ise elli dokuz.
Aramızdaki otuz yıllık fark ilk liberalda, bu hayatım boyunca taşıyacağım bir yükün arttığını düşünmüştüm. Ancak o günlerde başka seçeneğim yoktu. Babamın ölümünden sonra üzerimize kalan borçlar, annemin hastalığı ve yıllardır peşimizi bırakmayan insanları beni köşeye sıkıştırmıştı.
İşte tam o dönemde karşıma Vedat çıktı.
Vedat Bey, babasının eski bir dostuydu. Elli dokuz yaşındaydı, varlıklarlı ve çevresinde saygı gören bir iş insanıydı. Annemi yıllardır tanıyordu ve içindeki durumu herkesten iyi biliyordu.
Bir akşam annemin yanında otururken bana evlenme teklif ettiğinde odadaki hava bir anda değişti.
Ben hiçbir şey söyleyemedim.
Kutuyu açtığımda annemin aylardır bulamadığı bir ilacı gördüm.
Şaşkınlıkla ona söylemek.
“Bunu nereden buldunuz?”
“Senden geçen bir haftadan bahsetmiştin. Bulabileceğimi düşünmüştüm.”
O an boğazımdulendi.
Teşekkür ederim.
Vedat sadece başını salladı.
Fakat o gece onun büyümesinin ardından salondaki çekmecede eski bir zarflama fark uyguladı.
Üzerinde benim adım yazıyordu.DEVAMI DİĞER SAYFADA

